Vaat Ettikleri Sonuçlara Vardıran Ünlü Diyetler Aldatmaca mıdır?

Diyet Yapmak

iki haftada beş kiloyu rahatlıkla verebileceğimizi vaat eden diyetler herhalde bizi yanıltmıyordur. Herkesin bünyesi birbirinden farklı olduğuna göre, elbette hedeflenen kiloyu verenler olmuştur. Tabii, ilk aşamada vermiş oldukları kilonun büyük çoğunluğu su kaybından kaynaklanır.
Diyet uygulayan kişilerin bazıları bunun farkına varıp çareyi, aynı diyeti iki hafta yerine yedi-sekiz hafta yapmakta bulabilirler. Uygulanmakta olan diyet ne olursa olsun, aşırı düşük kalori alımını özellikle tek besin grubuyla sağlayan bir diyet çok sağlıksızdır.
“Canım, birkaç hafta da sağlıksız olsam ne çıkar,” diyebilirsiniz. Ancak, metabolizmanın git gide yavaşlamasıyla sonuçlanabilecek bu diyetler de her seferinde daha zor kilo verir duruma gelince, uyarılara uzun vadeli bakmaya zorlanırız.

Daha da önemlisi, vücudun mineral ve vitaminlerden yoksun kalması, çeşitli hastalıklara yol açabilir. En moral bozucu sonuç ise, kısa zamanda verilmiş olan kiloların en geç birkaç ay içerisinde geri alınması olasılığıdır; verilmiş olan kilolar oldukça fazla olsa bile.
Piyasada ün yapmış çeşitli diyetler vardır. Belli başlı gruplar halinde inceleyecek olursak, hangi diyetin bize göre olduğuna, ya da olmadığına daha rahat karar verebiliriz. Aşağıda verilmiş olan bu diyetleri incelerken, yan etkilerinin bilincinde olup olmadığımıza dikkat edelim.

Yüksek protein / düşük karbonhidrat rejimleri

Yüksek proteinli ve düşük karbonhidratlı besinleri yiyerek diyetlerine ekleyen kişilerin sayısı oldukça fazladır. Türkiye de dahil olmak üzere, pek çok ülkede, kendilerine hızlı sonuç verebilecek bir diyet arayan kişilerin kahramanı, yıllar boyunca “Scarsdale diyeti” idi. Bu diyette, her sabah yarım greyfurt; öğlen ve akşam yemeklerinde ise istenilen miktarda yağsız et, tavuk, balık ile birlikte bir veya iki çeşit sebze vardır.
Meyveye yalnızca bazı öğünlerde izin verilmektedir. Sebze ve meyve dışındaki karbonhidratlar tümüyle yasaklanmıştır. Bu rejimi uygulamakta olan kişiler gayet hızlı kilo verebiliyorlardı. Ancak, sorun rejim sona erdikten sonra başlıyordu.

Peki kişi kendi yeme alışkanlıklarına dönünce ne oluyordu?

Vermiş olduğu kiloları geri alma olasılığı yüksek miydi?

Bilimsel kanı, haftada 1-1.5 kilodan fazla kilo verildiği takdirde, kilo kaybının çok uzun vadeli olmayacağıdır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, vücuttan atmakta olduğumuz fazlalıkların yağ yerine su olma olasılığı oldukça yüksektir.

Yüksek Protein Diyeti Üzerine Araştırma

Yüksek protein diyetlerinde, özellikle ilk etapta, verilen kilonun büyük çoğunluğunun su olduğunu kanıtlamak isteyen bir doktor, karşılaştırmalı bir araştırma yapmıştır. Yüksek protein/düşük karbonhidrat rejimini uygulayan bir grup insana günde 1500 kalori verilmiştir.
Aynı yiyeceklerden miktar olarak biraz fazla verilen ikinci grup ise, günde 2000 kalori almıştır. Deney sona erdiğinde, iki gruptaki kişilerin hepsi aynı miktarda kilo kaybetmişlerdir. Bir grubun, diğerinden 500 kalori daha fazla aldığı halde aynı miktarda kilo vermiş olması oldukça ilginçtir. Bu sonuç, aynı oranda su ve tuz kaybettiklerinin belirtisidir. Ancak, aşırı su kaybı zamanla azalacağı için,1500 kalori alan kişiler uzun vadede daha fazla kilo vereceklerdir.
Protein diyetleri uzun süre yapıldığı takdirde, yağ kaybı ile birlikte kas da kaybederiz. Birçok uzmana göre, kilo verme olayı yemeğin cinsinden dolayı değil, çok az kalori alındığı için gerçekleşir.

Protein diyeti bol miktarda hayvan etine dayandıkları için kandaki kolesterol miktarını da artırmaktadır. Ayrıca, protein oranı yüksek olup da karbonhidrat oranı düşük olan bir diyette, fazla proteini sistemden atmaya çalışan böbrekler üzerine fazla yük bindiği gibi, vücutta, keton adı verilen istenmeyen maddeler de ortaya çıkabilmektedir.
Karbonhidratlı yiyecekleri tümüyle kesmek, veya sadece sebzeye indirgemek, bazı insanlarda kan şekerinin tehlikeli boyutlara düşmesine, bu da kişinin zihinsel yeteneklerinde bir yavaşlamaya, huzursuzluk ve yorgunluğa yol açabilir.

Metabolizmayı değiştiren diyetler

Belli yiyecekler bir arada yenildiği için bu tür diyetler metabolizmayı hızlandırdığı savunulmaktadır. İki tür yiyecek birlikte tüketildiklerinde yağları eritici veya metabolizmayı hızlandırıcı özellik taşıdığına dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur.
Greyfurt diyeti de aynı mantık çerçevesinde değerlendirilebilir. Bu diyetlere göre, her öğünden önce yarım greyfurt yenilecek olursa vücuttaki yağlar erimektedir. Belki de bu tez, greyfurtun içerisindeki asitlerin yağları yaktığı inancına dayanıyordur. Oysa greyfurt düşük kalorili ve bol vitaminli bir meyve olduğu için önerilmelidir.
Kısacası, vücut yağlarını eriteceği tezi bilimsel verilere dayandırılamaz.

Bir cevap yazın