Sağlık
Trend

Alerjik Reaksiyon ve Öz Bağışıklık Hastalıkları

Astımı ve Alerjileri Nasıl Yeneriz? Alerjiler Geçer mi?

Alerjik reaksiyon gibi durumlar da bağışıklık sisteminin kendini hedef almasıyla sorunlar başlar. Bu gibi durumlarda, romatoit artrit, Graves hastalığı ya da süreğen eritemli lupus (S.E.L) gibi bazı öz bağışıklık hastalıktarı ortaya çıkabilir. Böyle sorunları kontrol altında tutmak ve iyileştirmek özellikle zordur.
Vücudumuzun savunması çevremizdeki bazı alerjenlere karşı aşırı duyarlı olduğunda alerji ortaya çıkar. İltihap reaksiyonu, histamini ve kandaki diğer iltihapla ilgili maddeleri açığa çıkarır ve kişi gürültüyle aksırmaya başlayabilir. Hatta soluk almada güçlük çekebilir.

alerjik-reaksiyon
alerjik-reaksiyon

Bağışıklık Sisteminin Alerjik Reaksiyon Önlemleri

Hem hücre, hem de antikor temelli bağışıklık reaksiyonu alerjenlere karşı saldırıya geçerler, böylece alerjik reaksiyon ortaya çıkar. Birçok alerjen polen, toz (ya da daha spesifik olarak, ev tozu akarı), kediler, köpekler ya da atlar gibi çevremizde devamlı olan şeylerdir. Yiyecek alerjisi de meydana gelebilir ve ciddi bir türdür. En ciddi alerjik reaksiyon çeşidi anafilaktik şoktur; kişi soluk almakta güçlük çekebilir, boğazı şişer, tansiyonu düşer ve bilinç kaybı görülür.
Bu durumda, eğer alerjik reaksiyon durumunu önlemek üzere adrenalin harekete geçmezse, birkaç dakika içinde ölüm söz konusu olabilir. Neyse ki, bu tür alerjik reaksiyon gerçekten çok ender görülür, ama balansı ya da eşekarısı sokması, ya da fındık, fıstık, özellikle yerfıstığı ya da kabuklu deniz ürünleri yemekle meydana gelebilir.

alerjik-reaksiyon
alerjik-reaksiyon

Alerjik reaksiyon belirtileri ve tedavi yöntemleri

Öte yandan, bazı kişiler bazı yiyeceklere karşı duyarlıdır. Bu da migren, solunum güçlükleri, gerginlik, depresyon, eklem ve kas ağrıları ve baş ağrıları gibi sorunlara yol açabilir.
Saman nezlesi belirtileri, sinirlilik, kramplar, mide ve sindirim sorunları gibi diğer durumlar da besinlerin tolere edilememesiyle ilgili sonuçlar olabilir.
En yaygın besin duyarlılığı türü süt ürünlerine ve buğdaya karşı duyarlılıktır. Bir reaksiyonu tetikleyecek gıdanın ne olduğunu kesin olarak tespit etmek zor olabilir, ama şüpheli gördüğünüz yiyecekleri beslenme rejiminizden bir süre için çıkararak semptomlarda gerileme olup olmadığını gözlemek zahmetinize değecektir.
Bazı beslenme doktorları, alerjilerin tedavi edilebildiğine ve bazı vitaminler, mineraller ve temel yağ asitleriyle yapılan takviyenin sorunları azalttığına inanır. Polenlere ve köpeklere tepki gösteren yetişkinlerdeki semptomlar her gün alınan selenyum ve kalsiyum tabletleriyle ortadan kalkmıştır.

Atlara ve süte alerjisi olan, astım hastası çocukların bu sorunları, çinko, selenyum ve gammalinolenik asit uygulamasıyla “tedavi” edilmiştir. Bu şekilde tedavi gören astım hastaları, solunum güçlüklerinde ve akci-ğerlerdeki balgam oluşumunda azalma olduğunu bildirmişlerdir.
Bazı durumlarda kişilerin normal ilaçlan olar steroid haplara ve nefes açıcılara ihtiyacı kalmamıştır. Her alerji ya da astım vakasının bireysel olarak ele alınması gereği ve beslenme katkılarıyla sağlanacak faydanın değişken olabileceği unutulmamalıdır. Astımda bronşların iltihaplanması hastanın durumunda en önemli rolü oynar ve serbest radikallerin iltihap tepkileriyle ilgileri olduğu bilinmektedir.

plastik alerjisi reaksiyonlari
plastik alerjisi reaksiyonlari

Alerjik reaksiyon neden olur?

Astım ve alerjik reaksiyon, prostaglandinler ve bağışıklık sistemi tarafından etkinleştirilir. Alerjisi olanların vücudunda B hücrelerinin kontrolü altındaki antikor immünglobülin E (IgE) oranı çok yüksektir. B hücreler de T hücrelerin kontrolü altındadır ve bizler yaşlanırken hızla zayıf düşen de T hücrelerdir.
Bu nedenle, T hücrelerini, özellikle de normal koşullarda bağışıklık tepkisine durmasını söyleyen baskın T hücreler denen bir grubun etkinliğinin azalması, özbağışıklık rahatsızlıklarına ve alerjilere, astıma, artrite neden olur.
Bu nedenle, T hücrelerin işleyişini destekleyecek katkılar faydalı olacaktır. Çinko, her ikisi de T hücreleri harekete geçiren thymulin ve interleukin2 hormonlannı çalıştırabilir. Gammalinolenik asit, eicosapentanoic acid (E-PA) ve docosahexanoic asit (DHA) gibi temel yağ asitleri, prostaglandin ve leukotriene metabolizmalarını düzenlemeye ve iltihap reaksiyonunun hafifletmeye yardımcı olurlar. İltihap reaksiyonu sırasında serbest radikallerle mücadele etmesi için antioksidan kullanılabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleme eklentisini kapatın. Emeğe saygı lütfen..